Gençlik Merkezi

Gençlik Merkezi

GenclikMerkezi
Gençlik Merkezi özel günlerinizde sizlere özel menüler hazırlamaktadır.

 

Kafe 1085

IMG_7545
1085 yılında Çubuk Bey’in fethi ile Harput Türklerin eline geçmiştir. Büyük Selçuklu hakimiyetinin Anadolu’ya kayması ile Harput’un Türk yurdu olmasında en önemli savaş olan Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Harput ve çevresi Selçuklu emirleri Çubuk Bey ve oğlu Mehmed Bey’in fethi ile 1085 yılında Türklerin eline geçmiştir. Fırat Nehri'nin batısında Palu, Genç arasını, Çemişgezek, Eğin, Arapgir ve civarını fethederek Büyük Selçuklu Devletine bağlı Çubukoğulları Beyliğini kurmuşlardır. Beylik merkezi Harput'tu. Çubuk Bey'in Harput Ulu Camii'nin bahçesinde heykeli bulunmaktadır.

 

Kafe 1110

IMG_7617
1110 yılında Artuklu Beyi Belek Behram (Balakgazi) Harput ve Yöresini fethetmiştir.1110 yılında Artuklu Belek B. Behram Harput ve yöresini ele geçirerek Artukluoğulları dönemini başlatmıştır. Belek Gazi, Haçlı seferlerine karşı büyük mücadeleler vermiştir. Belek Gazinin 1124 yılında ölümünden sonra Harput, Hısnıkeyfa Artuklu hükümdarı Davud’un eline geçmiştir. Bir müddet sonra Davud’un kardeşi İmadeddin Ebu Bekir tarafından Harput’ta Harput Artukluları diye bilinen bağımsız bir beylik kurulmuştur. Ondan sonra gelen Hızır ve Nureddin Artuk Bey, Eyyubilere tabi olmuşlardır. Artuklu Hükümdarlarından, Fahreddin Karaaslan 1148-1174 yılları arasında Harput’ta hüküm sürmüş ve burada bulunan Ulu Camiyi yaptırmıştır.

 

Kafe 1234

IMG_7684
1234 yılında Harput Selçukluların hakimiyeti altına girmiştir.Geçici bir süre Harizm sultanı tarafından zapt edilen Harput, 1230 yılında Moğalların eline geçmiştir. Anadolu Selçukluları ile Eyyubiler arasındaki siyasi mücadele devam ederken Harput Meliki Nureddin Muhammed'in, Eyyubilere temayül göstermesi ve Melik Kamil ile Alaeddin Keykubad arasında ki savaşta da Eyyubilerin yanında yer alması üzerine Alaeddin Keykubad I, Harput'taki Artuklu hâkimiyetine son vererek Harput ve yöresini 1234 yılında Anadolu Selçuklu Devleti’nin hâkimiyetine almıştır. “Arap Baba Türbe ve Mescidi” bu dönemden günümüze kadar gelebilen önemli bir eserdir.

 

Kafe 1465

IMG_7798
1465 yılında Harput Uzun Hasan tarafından raptedilmiş ve Akkoyunluların idaresine geçmiştir. Harput ve çevresi 1465 yılında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan adıyla bilinen Hasan Bayındır Han zamanında Dulkadiroğullarından alınır. Akkoyunlular, Oğuzların Bayındır boyundan geldikleri için bu devlete Bayındıriye Devleti de denilmektedir. Bu bölge kırk yılı aşkın bir dönem Akkoyunluların yönetiminde kaldığı gibi Harput da Akkoyunlular’ın önemli merkezlerinden biri haline gelir. Nitekim Uzun Hasan ve Torunu Rüstem Han'ın Harput'ta para bastırdığı da bilinmektedir. Uzun Hasan döneminde var olan bu darphanenin Osmanlılar zamanında da kullanıldığı görülmektedir. Sarahatun Cami, Uzun Hasan’ın annesi Sara Hatun tarafından yaptırılmıştır.

Kafe 1516

IMG_7518
1516 yılında Harput, Çaldıran Savaşından sonra Osmanlıların eline geçmiştir. Osmanlı topraklarına katılmadan önce, 1507-1516 tarihleri arasında Safevi hâkimiyetinde kalan Harput ve çevresi, Çaldıran Zaferi sonrası Diyarbekir’i Safevi kuşatmasından kurtarmak için hareket eden Karaman Beylerbeyi Hüsrev Paşa emrindeki Osmanlı ordusu tarafından 1516’da fethedilmiştir. Daha sonra yapılan idarî düzenlemelerin ardından klasik bir Osmanlı sancağı olarak Diyarbekir Eyaleti’ne bağlanmıştır.

1834 Dünya Mutfağı (İkiz Restoran Doğu)

IMG_7745
Yerleşmeye elverişli olmayışı, tabiat şartlarının zorluğu, iaşe teminindeki güçlük Harput’un daha fazla gelişmesini önlemiştir. Bugünkü Elazığ, II. Mahmut zamanında, 1834 yılında sark vilayetlerinde ıslahata ve devlet otoritesini yeniden kurmaya memur edilen Reşit Mehmet Pasa zamanında halk arasında "Mezra" denilen şimdiki yerine kurulmaya başlanmıştır. Ayni yıl içinde hastane, kışla ve cephane binaları yapılmış Vilayet Merkezi Harput'tan buraya nakledilmiştir.

1834 Dünya Mutfağı (İkiz Restoran Batı)

IMG_7745
Sultan Addulaziz'in tahta çıkısının 5. yılında Hacı Ahmet İzzet Pasa devrinde buraya tayin edilen Vali İsmail paşanın teklifi ile 1867 yılında "Mamurat ül -Aziz" adı verilmiştir. Mezra’da yeni kurulan şehir önceleri eyalet ve bilahare vilayet merkezi olmuş, bir ara Diyarbakır vilayetine bağlı bir Sancak haline gelmiştir. 1875'de Müstakil Mutasarrıflık, 1879'da da tekrar vilayet olmuştur.

Mamuratül-Aziz Kule Restoran

IMG_7722
"Mamurat ül -Aziz" adının telaffuzu güç olduğundan halk arasında kısaca “Elaziz” olarak söylene gelmiştir. Osmanlı Devleti’nin son yıllarında Malatya ve Dersim sancakları da buraya bağlanmıştır, 1921’de bu iki sancak Elazığ’dan ayrılmıştır. Atatürk’ün 1937 yılında şehre teşrifleri sırasında “azık” ili anlamına gelen “Elazığ” adı verilmiştir.

.